Gaziantep, yaklaşık 6 bin yıllık tarihi, zengin kültürel mirası ve korunmuş şehir dokusuyla Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Mezopotamya, Anadolu ve Akdeniz medeniyetlerinin kesişim noktasında yer alan şehir; Hititler’den Romalılara, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar birçok uygarlığın izlerini taşır. Gastronomisiyle olduğu kadar tarihi yapıları, müzeleri ve doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunar.
Şehrin tam merkezinde yükselen Gaziantep Kalesi, kentin simgesi konumundadır. Roma döneminde gözetleme kulesi olarak kullanılan yapı, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde genişletilmiştir. Kale burçlarından Gaziantep’in panoramik manzarasını izlemek mümkündür. Günümüzde kale içinde savunma tarihine dair sergiler yer almaktadır.
Gaziantep’in Nizip ilçesi yakınlarında bulunan Zeugma Antik Kenti, Roma döneminin en önemli yerleşimlerinden biridir. Fırat Nehri kıyısında kurulan bu antik kent, özellikle zengin villaları ve mozaikleriyle tanınır. Buradan çıkarılan eserlerin büyük bölümü bugün Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir.
Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği noktada yer alan Rumkale, tarihi ve doğal güzelliği bir arada sunar. Hititlerden Bizans’a kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyan kale, özellikle tekne turları ve gün batımı manzarasıyla dikkat çeker.
Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’in en çok ziyaret edilen turistik noktasıdır. Roma dönemine ait eşsiz mozaikler, heykeller ve freskler sergilenir. Müzenin en ünlü eseri, gizemli bakışıyla tanınan “Çingene Kızı” Mozaiğidir.
Gaziantep’in Kurtuluş Savaşı’ndaki destansı direnişini anlatan müze, interaktif anlatım teknikleriyle dikkat çeker. Şehrin “Gazi” unvanını nasıl kazandığını detaylı biçimde öğrenmek isteyenler için önemli bir duraktır.
UNESCO tarafından gastronomi alanında tescilli olan Gaziantep mutfağını yakından tanımak isteyenler için Emine Göğüş Mutfak Müzesi eşsiz bir deneyim sunar. Yöresel yemekler, mutfak araçları ve geleneksel pişirme kültürü sergilenmektedir.
Osmanlı döneminden kalma bir handa yer alan bu müze, Gaziantep’in sosyal ve kültürel tarihini anlatır. Eski Antep yaşamına dair canlandırmalar ve belgeler yer alır.
Gaziantep’in en canlı ve otantik bölgelerinden biri olan Bakırcılar Çarşısı, geleneksel el sanatlarının yaşatıldığı önemli bir merkezdir. Bakırcılık, baharatçılar ve yöresel ürünler çarşının karakterini oluşturur.
Osmanlı döneminden kalma bu kapalı çarşı, hediyelik eşya, bakır ürünleri ve yöresel lezzetler almak isteyenler için ideal bir alışveriş noktasıdır.
1635 yılında kurulan Tahmis Kahvesi, Gaziantep’in en eski kahvehanelerinden biridir. Menengiç kahvesi eşliğinde şehrin tarihî atmosferini solumak mümkündür.
Hem tarih hem doğayı bir arada sunan bu alan, antik dönemden kalma kalıntıları ve geniş yeşil alanlarıyla dikkat çeker. Piknik ve yürüyüş için de tercih edilir.
Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan Gaziantep Hayvanat Bahçesi, özellikle aileler ve çocuklu ziyaretçiler için önemli bir turistik noktadır.
Gaziantep; antik kentleri, müzeleri, tarihi çarşıları ve doğal alanlarıyla yalnızca bir gastronomi şehri değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve tarih destinasyonudur. Her sokağında farklı bir medeniyetin izini taşıyan bu şehir, ziyaretçilerine geçmişle bugünü aynı anda yaşama imkânı sunar. Gaziantep’i gezenler, yalnızca bir şehir değil, binlerce yıllık bir tarih yolculuğu deneyimler.